ŞİİR KANIMA KARIŞTIĞINDAN BERİ...

14.Tem.2009

14.07.2009

Şiirle bir şey olunacağından değil de; şiire bir şey olmasın diye, kendimi bildim bileli, uğraşıp durdum şiirle... Şair olmak hevesini ne tam yaşayabildim, ne de sıyrılıp kurtuldum ondan. Şiirin ne olduğunu, hayatın, hayatımın neresinde durduğunu anlamaya çalıştım. Hasta ve sevdalı bu çocuğun kendine devalar aradığını sandılar, ama hiç de öyle değildi. Bayrakları çoktan açılmış bir savaşta saf tuttum safça, tek yaptığım buydu...

Şiirden önce, başka bir şeyi öğrenmeye adasaydım çocukluğumu, böylesine sakin olabilir miydim? Cevaplara sorular aramaya hiç gerek yok! Kahrolsun felsefe (!)

Şiirin yalnızlığına üzülmüyorum artık. Yalnız ergenlerin ve sevdalıların çekingenliklerinde nefes alabilmesine de... Ben bu yoldan yürüdüm ve buraya geldim. Kendi adıma memnunum...

08.Tem.2009



Düşlerimin ve heveslerimin akla uygunsuzluklarına gülüp geçti hep tanıdıklarım. Düşler ve hevesler... Yani küçücük şeyler... Miniminnacık kehanetler...


Kaderimin peşinden koşuşumun her türlü gülünçlüğünü kabul ediyorum. Başkaları ne derse desin de; ben, onları, üstüme epey yakıştırıyorum.

Bu 'aşk' ilk ne zaman düştü yüreğime? Yıllardan '92, aylardan aralık. Öyle üşümüştüm ki, asla unutamadım. 16 yıllık bekleyişim -aptalca peşinden koşmaları bir kenara bırakırsak- ve nihayetinde, rastlantının o harikulade güzelliğiyle varılan, vurulan, yüz sürülen o sakin kıyı... Ahh! Biliyordum onca acının bir sebebi olduğunu...



06.Tem.2009



yazınca konuşmuş sayılmaz ki insan

harflerin sesi yoktur

kağıdın üstündeki herşey cansız





28.Haz.2009

UMUTSUZ AŞKA GAZEL

Gece yanaşmaz gelmeye
gelmeyesin diye sen,
bense gidemeyeyim diye.

Ama gideceğim ben
ısırsa da şakağımı bir akrepler güneşi.

Ama geleceksin sen
kavrulmuş dilinle tuz yağmurundan.

Gündüz yanaşmaz gelmeye
gelmeyesin diye sen,
bense gidemeyeyim diye.

Ama gideceğim ben
kurbağalara bırakıp dişlenmiş karanfilimi.

Ama geleceksin sen
karanlığın bulanık çirkefleriyle.

Ne gece yanaşır ne gündüz gelmeye
öleyim diye ben senin uğrunda,
sen benim uğrumda ölesin diye.


F. Garcia Lorca

24.Haz.2009

PER

A.'ya


I


sen ben duvarlara karşı sibel

masada aynı oyun
tuttuğumuz berbat bir el
sahnede aynı trajedi
iki insanın birbirini bulup yitirmesi

II

sen ben duvarlara karşı sibel
ikimiz yanyana
berbat bir per

yinede
her türlü blöfe
her türlü reste değer

Yusuf Ziya